Birkaç ay önce bir müşterimiz telefonla aradı: “ChatGPT’ye İstanbul’da bu işi kim yapıyor diye sordum, rakibimin adını verdi, bizi vermedi.” Bu cümleyi artık sıkça duyuyoruz. Arama alışkanlıkları değişiyor; insanlar bir kısım sorularını doğrudan yapay zekâ asistanlarına soruyor ve tek, toparlanmış bir cevap bekliyor.
Bu cevaplarda görünmek için yapılan çalışmalara GEO (Generative Engine Optimization) deniyor. Bu yazıda neyin gerçekten işe yaradığını, neyin abartıldığını ayırmaya çalıştık.
Önce temel: iyi SEO hâlâ işin yarısı
Asistanlar cevaplarını büyük ölçüde web’den topladıkları içeriğe dayandırıyor. Yani taranamayan, yavaş açılan, ne anlattığı belirsiz bir sayfanın yapay zekâ cevaplarında öne çıkması da zor. Başlıklar, açıklamalar, hız, mobil uyum ve düzgün bir site haritası hâlâ ilk iş.
Doğrudan cevap veren içerik
Asistanlar bir soruya cevap ararken, o soruyu açıkça ve kısaca cevaplayan paragrafları tercih ediyor. Bu yüzden içerik yazarken şunlara dikkat ediyoruz:
- Her bölümün başında, sorunun cevabını iki üç cümlede verin; ayrıntıyı sonra açın.
- Rakamları, tarihleri ve iddiaları kaynağıyla birlikte yazın.
- Sık sorulan soruları gerçekten sorulduğu biçimde başlık yapın.
- Kim olduğunuzu, nerede hizmet verdiğinizi, nasıl ulaşılacağınızı açıkça yazın.

Yapılandırılmış veri
Sayfadaki bilgiyi makinelerin kolayca okuyabileceği biçimde işaretlemek (schema.org ile Organization, LocalBusiness, Article, FAQPage gibi) hem arama motorlarına hem asistanlara içeriğin ne olduğunu net söylüyor. Ama dikkat: yapılandırılmış veri sayfada gerçekten görünen içeriği anlatmalı. Sayfada olmayan bir soruyu FAQPage olarak işaretlemek kurallara aykırı.









